Nasılsın yeğenim, iyi misin? Ben de iyiyim, maşallah. Bugün Saman Osman yeğenimle gizli bir görüşme yaptım. Onun şakası yoktur, haberin ola. Bana müthiş bir bomba banko verdi. Gözlerinden öperim. 

Sene 1989 yeğen. O zamanlar Taksim'de pavyonda fedaiyim. Kapının güvenliği benden sorulur. VIP müşterilere hürmet ediyorum. Fiyakası iyi olmayanları içeriye almıyorum. Serserilere, kabadayılara göz açtırmıyorum. Patronum benden çok memnun. Her ay maaşıma zam yapıyor, prim veriyor. Kodamanların bıraktığı bahşişleri de sayarsak her ay bir apartman dairesi parası kazanıyorum. Günlerden bir gün yine görevimin başındayım. Kapının önünde üstü açık bir mersedes durdu. İçinde bağrı açık üç gavur indi. Sorgusuz sualsiz içeriye girmeye çalışırken kuvvetli kol kaslarımla onları durdum. Bana "Çekil yolumdan fedai parçası, gücümün sınırları bilsen şaşarsın" dedi. Yanındakiler de onun fedaileriydi. Üçü birden üstüme çullandı. Onlar üstten saldırırken ben aşağıda işi bitirdim. Birinin ayaklarından tutup çektim. Yere devrildi. Ötekinin hayalarına yumruğu indirmemle bayılması bir oldu. En sona patronları kaldı. Onu da yerden kalkarken bir aparkatla devirdim. Arkalarına bakmadan arabalarına binip kaçtılar. 

Yan pavyonun fedaisi Dinozor Ahmet yanıma geldi. "Nalko ne yaptın sen? Onlar Rus mafyasıydı. Başlarındaki de Votka İvan'dı." dedi. "Ateş olsa cürmü kadar yer yakar Dinozor" dedim. "Ama Nalko onların çetesi güçlüdür. Sana rahat vermezler artık." dedi. Bir saat sonra üç mersedes yanaştı. İçinden uzuli Ruslar çıktı. Arabalar hareket ederken taramaya başladılar. Hemen siper aldım. Bu işin artık çığrından çıktığını bilmem mümkündü. Onlar gittikten sonra Dinozor'dan mekanlarını öğrendim. 

Mekanlarını öğrendiğimde Votka İvan'ın önünde kadehi vardı. Uyuşturucu torbası da masadaydı. Onların uyuşturucu mafyası olduğunu anlamam uzun sürmedi. Biraz uzaktan izleyip kaç kişi olduklarını tespit ettim. Sonra elektrik trafosunun yerini bulup üstün elektrik bilgimi kullanıp ışıklarını kapattım. Hepsi tedirgin olmuştu. Karanlığın içinden zombi gibi çıkıp hepsini tek tek indirmeye başladım. En sona Votka İvan kaldı. Elindeki uziyi sağa sola ateşlemeye başladı. Mermisinin bitmesini bekledim. Sonra ortaya çıktım. Beni görünce eli ayağı titremeye başladı. Önümde diz çöküp yalvarmaya başladı. Ayaklarıma kapandı. Ona bir fiske vurmadım yeğen. Masadaki uyuşturucu torbasını alıp ağzından içeriye boşalttım. Üstüne de votka şişesinde kalanları döktüm. Votka İvan devrildi. Geldiğim yerden gittim. İşimin başına geçtim. Ertesi gün bütün mecmualar Votka İvan'ın kurduğu çetenin çöküşünü yazıyordu. Mafya hesaplaşması diyorlardı. Akşam olduğunda Dinozor Ahmet koşa koşa yanıma geldi. "Yaşadın Nalko! Dün gece birileri Votka İvan'ı Tahtalı Köy'e yollamış." dedi. Ona sadece güldüm. Durdu, bir adım geri attı. "Nalko, yoksa sen?..." derken elleri titriyordu. Dün gece ortadan kaybolduğumda onları yok ettiğimi anlamıştı. Ona göz attım. O da bana göz attı. Görevinin başına geçti. 

Görüyorsun yeğenim, tepem attığında hiçbir güç beni durduramıyor. Gözlerinden öperim, şansın bol ola. 

Nalkapon Ankara Altılı Ganyan Tahminleri

1. ALTILI

1 KIZIL EJDER // 8.4.2.7
2.5.6.1
1 ASCOT BANKO
7.4.2.1.3.5
11.6.7.4.3.2
4.6.8

30.24 TL

2. ALTILI

7.4.2.1.3.5
11.6.7.4.3.2
4.6.8
11 SAADET SULTAN BANKO
2 BÜKEÇ // 3.7.9.1
2.7.3.1.5

30.24 TL