Huysuz ama güçlü bir at, kurnaz bir antrenör, tek gözü kör ama bir o kadar da gözü kara bir jokey, dipten zirveye yükselen bir at sahibi... Bütün bunlar bir araya geldiğinde ortaya nasıl bir şampiyon mu çıkar? On yedi yarış boyunca maidenden çıkamayan ama daha sonra adını tarihe yazdıran türden. Gelin şimdi, Seabicuit'e daha yakından bakalım: 

Sahibi Charles Howard, sıradan bir bisiklet tamircisi iken talih yüzüne güler ve yaşadığı coğrafyanın en büyük Buick marka otomobil satıcısı hâline gelir. Antrenörü Tom Smith, eski bir kovboydur. Antrenörlüğe adım atmıştır ve oldukça sessiz, sakin bir kişiliğe sahiptir. Safkanın binicisi olan John Pollard da çok sengin, soylu bir ailenin üyesi iken Amerika'da baş gösteren ekonomik krizle birlikte bütün servetlerini yitirirler. Anlayacağınız, üçü de en dipten zirveye yükselen kişilerdir. Tıpkı Seabiscuit gibi... Elbette Seabiscuit'in bu üçlü ile buluşmadan önce de bir hikâyesi vardır. 

Seabiscuit

Yüzyılın atı Man O'War'ın oğlu Hard Track'ten olma Seabiscut, Wheatly Harası'nda dünyaya gelir. İsminin esin kaynağı ise bahriye askerlerine kumanya olarak verilen uzun ömürlü ekmektir. 

İlk on yedi yarışında birincilik yüzü görmeyen Seabiscuit, çıktığı ilk otuz beş yarışta sadece beş birincilik çıkartır. Antrenörü olan Sunny Jim Fitzsimmons'ın safkandan pek ümidi yoktur ve 6.000 dolar bedelle satışa koyar. Ancak hiç kimse Seabiscuit ile ilgilenmez. Bu koşudan birkaç gün sonra Tom Smith, Charles Howard'ı Seabiscuit'i almaya teşvik eder. Ve Seabiscuit için serüven başlar.

Tom Smith antrenesinde bir sezon boyunca yirmi üç defa koşulara katılır ve dokuz birincilik çıkartır ancak hâlâ şampiyon bir at olmaktan uzaktır. Yarışçılık camiası için sıradan bir isimdir. Fakat Tom Smith'in Seabiscuit'e inancı tamdır. 

Takvim yaprakları 1937'yi gösterdiğinde dört yaşına giren Seabiscuit, tamamen farklı bir kimlikle yarış pistlerinde boy göstermeye başlar. Katıldığı ilk koşuyu kazandıktan sonra dönemin en yüksek ikramiyeli yarışı olan Santa Anita Handicap'ı potoda kaybeder. Ardından ise onu durdurabilene aşk olsun dönemi başlar. Çok önemli koşulara iştirak eden Seabiscut, on bir koşuda on galibiyetle sezonu kapatırken yılın en çok kazanan atıdır. 

1938 senesinde on bir defa koşup beş defa kazanır. Ancak buna rağmen yılın atı seçilir. Ayrıca, War Admiral gibi bir şampiyonla teke tek müsabakaya katılır ve rakibini düzlükte ayırıp .ok rahat bir şekilde potoya uzanır. 

İzlerken tüylerinizin diken diken olacağını düşündüğümüz bu muhteşem filmin künyesi ise şu şekilde: 

Yönetmen: Gary Ross.

Oyuncular: Tobey Maguire, Jeff Bridges, Chris Cooper.

Süre: 2 saat 20 dakika.

FRAGMAN: