Biz diyoruz ki MBH, yani müşterek bahis harici uygulaması geri gelsin, TJK diyor ki eküri kalksın. Evet, yanlış duymadınız: TJK, eküri kuralını kaldırmak için kamuoyu yoklaması yapıyor. Bilinçaltı oluşturuyor.

Bugün yayınlanan "Farklı Analiz" programında gündeme getirilen konuyla ilgili söylenenler "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" dedirtti. Verdiği hiçbir at kazanamayan, her analizi fiyasko olan TJK'nın USTA! yorumcuları dünya yarışçılığını örnek göstererek eküri kuralını gereksiz bulduklarını ifade ettiler. Yani diyorlar ki bir atın ekürisi kazandığında diğeri de kazanmış sayılmasın. Daha doğrusu, aynı at sahibinin atları eküri koşmasın. Neymiş efendim filanca ülkede bu uygulanıyormuş. Ağalar hiç boş dururlar mı, starttan çıkmayan atlarla ilgili yorumları da var. Misal, Amerika'da at isterse üç kere, dört kere startta kalsın. Bahis dahilinde koşmaya devam ediyor, İSTERSEN OYNA, diyorlarmış. Yani oradaki uygulamayı örnek gösterip el altından diyorlar ki: İSTERSEN OYNA!  Programın moderatörü de iğneleyeci bir şekilde diyor ki ben ikili oynuyorum, ekürilerden birini seçiyorum, diğeri giriyor, yazdığım ikiliye girmiyor, bu durumu kabul ediyorum. Ama altılıda kabul etmiyorum

"İSTER OYNAYIN, İSTER OYNAMAYIN"

Söylemek istedikleri şu: Biz daha çok kazanmak istiyoruz. İster oynayın, ister oynamayın. İster kabul edin, ister kabul etmeyin. 

Peki, bu aklı evveller neden sabahın köründe koşulan yabancı yarışlardan bahsetmiyorlar, yurt dışı yarışlarda TJK'nın hiçbir veri sağlamamasını konuşmuyorlar dersiniz? Şimdi diyeceksiniz ki adam ekmek yediği fırını taşlar mı? Hayır, hayır! İşin aslı o değil. Biraz önce yazdık ya: İster oynayın, ister oynamayın.İster kabul edin, ister kabul etmeyin. Bize göre hava hoş, diyorlar. 

Şu pişkinliğe bakar mısınız? Yahu sizde hiç mi utanma yok? Bunları söylerken yüzünüz biraz da olsa kızarmıyor mu? Sen hangi hakla kendini Avrupa'yla, Amerika'yla, Dubai'yle kıyaslıyorsun? Milyonluk atları prefabrik ahırlarda yatırıyorsunuz. Antrenman sahanız yok, ahırlarınız yok, Doğu illerinde koşulan yarışlara ilişkin doğru düzgün galop bile sağlayamıyorsunuz. Hayırdır beyler, yürek mi yediniz? Güzelim kurumu ne hâle getirdiğinizin farkında değil misiniz? Pandemi sürecinde E-bayi sistemi her gün çökerken kendinizi atçılığın bir endüstri olduğu ülkelerle kıyaslamaya hiç mi çekinmiyorsunuz? Siz ki elinize gelen güzide aygırı, Daredevil'i bile üç kuruş uğruna Amerika'ya göndermiş bir kadrosunuz, sizin Türk atçılığının gelişimine nasıl bir katkınız olabilir ki? 

BİZ MÜŞTERİ DEĞİLİZ!

Sen ey Atahan Zilcioğlu! Daha geçtiğimiz haftalarda Antalya Hipodromu ile ilgili yayınladığın haberde kendini göklere çıkarttıktan sonra şu sözleri sarf ederken aklından ne geçiyordu: "Hafta sonu satışları düşük." Pardon ama TJK ne satıyor? Kendinizi pazarlamacı olarak mı görüyorsunuz? Atçılıktan tacirliğe mi geçtiniz? Bilinçaltınızdaki karanlık düşünce bu mu? Yarışsever müşteri mi? Bunların hepsi yorgunluktan. Biraz kenara çekilip dinlen. Psikolojide "ego boşalması" diye tabir ediliyor. Biraz onu da araştır. 

TJK'ya duyulan güven yerlerde. Bu gidişle yarışseverleri sadece önemli koşuları izleyen ama müşterek bahislere katılmayan bir kitle hâline getirecekler. Daha çok insanı at yarışlarına ilgi duymaya yönlendirmek gibi bir görevi olan TJK'nın resmî kanalındaki spikerler mevcut yarışseverlere "İSTERSEN OYNA" demeye getiriyorlar. Daha ne kadar küçülecekler merak ediyoruz. İçine ettiler güzide kurumun!