06 Şubat Nalkapon İstanbul At Yarışı Tahminleri



Yeğen, bu sabah kan ter içinde uyandım. Uyanır uyanmaz Cilberto'ya seslendim. Mangalı yak, dedim. Federiko'yu da Eşek Kesen Nuri'ye gönderip iki kilo dana yüreği aldırdım. Cilberto'yla Federiko ne yaptığımı anlamıyordu. Her şey o rüyayı görmemle başlamıştı yeğen. 

Gördüğüm rüyada, Afrikalı kabile reisi Kıl Kuyruk'la balta girmemiş ormanlara baltayla girip cesaretimizi gösteriyorduk. Yanımızda ok, mızrak, kılıç da vardı. Ayılar, kaplanlar etrafımızı sarmıştı. Maymunlar daldan dala atlayıp izimizi sürüyordu. Yılanlar ağaçların dallarından sarkmış tıslıyordu. Ama biz korkmuyorduk yeğen. Elimizdeki kılıçlarla adam boyunu geçen otları tek tek temizleyip yola devam ediyorduk. Hedefimiz bir boydan bir boya ulaşıp gücümüzü bütün kabilelere göstermekti. Ama yeğen, Ormanların Kralı aslanın bu duruma kızması, bizim de farkında olmamamız mümkündü. 

Ormanın sessizliği birden bozuldu. Ayak sesleri her tarafı sardı, su aygırları toplanmış üstümüze doğru koşuyordu. Koşmaya başladık. Bunun sürek avı olduğunu anlamam uzun sürmedi. Bizi nehire doğru sürüyorlardı. Oradan üç metre boyunda timsahlar ağzını açıp sıralanmıştı. Onların öğle yemeği olmamız söz konusuydu. Kıl Kuyruk'a seslenip beni takip etmesini emrettim. Nehire paralel gidiyorduk. Bir de ne görelim, karşıdan da çita sürüsü jet hızıyla bize geliyor. Diğer tarafa koşmaya başladık. Bu defa da bizonlar toplanmış üstümüze koşuyordu. Bütün orman üstümüze geliyordu yeğen. Hemen üstün zekamla planımı yaptım. Kıl Kuyruk'u durdurdum. Onu şöyle bir göz kararı tarttım. En fazla 45 kilo gelirdi. Ona sarılıp beklemeye başladım. Su aygırları, çitalar, bizonlar bize doğru geliyorlardı. O sırada Kıl Kuyruk altına işedi. Ben metanetimi koruyordum. Hepsi 10 adım dibimize geldiğinde birden kaslı bacaklarımı kullanıp 35 metrelik ağacın tepesine tek hamlede zıpladım. İşte o anda hepsi birbiriyle çarpıştı yeğen. Devrilip bayıldılar. Tam onlardan kurtuldum derken bu defa da dallardaki maymunlarla yılanlar etrafımızı sardı. Hemen ağaçtan atladık. Koşmaya devam ettik. Ormanın sonuna varmamız an meselesiydi. 

Birden durduk yeğen. Bir de ne görelim, 25 metre boyunda Kıpkızıl bir aslan kral karşımızda duruyor. Ondan kaçmamız mümkün değildi. Salavat getirdim. Kıl Kuyruk da yere kapanıp yalvarmaya başladı. Canını bağışlaması için aslanın önünde diz çöktü. Aslan Kral, birden konuşmaya başladı. "Nalko, ben senin kafanın içindeyim. Emrindeyim. Su aygırlarını sizi koruması için gönderdim. Siz kaçınca Çitaları, sonra da bizonları yolladım. Dün geceyi hatırla Nalko, dün geceyi unutma." dedi. Sonra birden küçüldü yeğen. Onu ceketimin iç cebine sıvıştırdım. 

Uyandığımda bunun kendi kendime verdiğim bir kripto mesaj olduğunu anlamam uzun sürmedi. Hemen bülteni elime aldım, ceketimin iç cebine sıvıştırdığım peçeteleri tek tek çıkardım. Bir de ne göreyim yeğen, Kızıl Aslan bankom orada duruyor. Artık önümde hiç kimsenin duramaması söz konusuydu. 


MÜTHİŞ ALTILI KURGUM

3.9.1.8.7
3.4.1.7.9
1.6.4.7
6 SAKALAYDIN // 3.7
5 KIZIL ASLAN BANKO
3.8.7.6.10.1.3

49 TL // 147 TL

Tıkla Git

Yorum Gönder

3 Yorumlar
* Lütfen yorum yazarak düşüncelerinizi bizimle paylaşın.
  1. nalko adanada doğuş var ...garibanlar sogusleniyor ...aşamada kebab.var rakii.var hepimiz salatalik pates olduk....bizi hiyar gibi soyuyolar😅😅😅😅😅😅

    YanıtlaSil
  2. nalkoya sonuna kadar guveniyoz bariiii.sen sağlam tek verde....bizde altili yapalım....sen dogrusun....doğru insan saklanır ama yikilmaz😅😅😅😅😅

    YanıtlaSil
  3. umudumuz devam değil rahmetli oldu ..beri bizim umudumuz sen ol .....nalko.....umuyoz yoksa bizleri ....tjjk.marsa.yollucak...😭😭😭😭

    YanıtlaSil