Bakıyorum da yeğenlerim sabah anlattığım Texas hikayemin devamını merakla bekliyor. Sana şimdi anlatacaklarımı okuduğunda niye akşama sakladığımı daha iyi anlaman mümkün olacak yeğen. 

Sabah uyandığımda koynumda iki gavur dilber vardı yeğen. Elimi yüzümü yıkayıp boy abdestimi aldıktan sonra Ak Burşun'un yanına gittim. Bir de ne göreyim? Yerinde yoktu. Üstün zekam sayesinde onu kaçırdıklarını anlamam uzun sürmedi. Hemen Kasabanın şerifi Hilekar Corç'u buldum. Ona durumu anlattım. Yaşım 11 olduğundan beni hafife aldı. Alay edercesine konuştu. "Bana bak ufaklık. Aldığım istihbarata göre Türk'müşsün. Atınla onca yoldan geldiğin söylentileri de doğruymuş. Yarışlara katılacakmışsın. Ama atını çalmışlar. Ben senin yerinde olsam pılımı pırtımı toplar hemen evime döner, sütümü içer, bir güzel uyurdum. Texas, tekin değildir, haberin ola." dedi. Onun yakasından tuttum. Ya atımı bulursun ya da kendine tabut bakıp mezar kazarsın Hilekar Corç." dedim. O anda çok öfkelendi. Beni düelloya davet etti. Öğle ezanından sonra kasabanın ortasında vuruşacaktık. 

Silahım yoktu yeğen. Hemen kendime silah bulmam lazımdı. Dün gece koynumda olan gavur dilberler odada beni bekliyordu. Tadıma doyamamışlardı. Bu fırsatı kullanmam lazımdı. Onlardan iki toplu tabanca istedim. Eteklerinin altından çıkardılar. Bir de espri yaptılar yeğen. "Senin otomatik tüfeğin yok muydu?" deyip güldüler. Ne demek istediklerini anlamamış olmam söz konusu. 

Vakit gelmişti. Kasabada herkes evine çekilmişti. Sırt sırta verdik. 32 adım attık. Birbirimize döndük. "Salavat getir Nalko." deyip ateş etti ama karavanaydı. Sıra bana geçmişti. Eğer ona ölümcül bir yara verirsem beni mapusa atmaları söz konusu olabilirdi. O yüzden topuklarından vurdum. Sonra da hemen bir ata atlayıp dağlara sürdüm. Issız çöllerde ilerlerken bir Kızılderili kabilesi beni yakaladı. Onlara durumu anlattım. Reisleri olan Guguklayan Kuş, "Nalko, düşmanımın düşmanı dostumdur. Türk olman da cabası. Bizim atalarımız da Türk." dedi. İki ay onların yanında kaldım. Guguklayan Kuş, dört yana adamlarını saldı. Bir gün ufukta, Sürünen Kertenkele göründü. Heyecanla gelip durumu anlattı. "Nalko senin atını çalan kişi Amerikan Reisi." dedi. İşte o anda onun misafirperverliğinin sebebini anlamıştım. Söylediğine göre, ben ayrıldıktan sonra peşime CIA'le FBI'yı takmış. Beni takip edip gece koynuma iki Amerikalı dilber sokup sarhoş etmişler. Sabaha karşı da uyutup Ak Burşun'u çalmışlar. Onu geri almam lazımdı yeğenim. Karakollarda ismim, barlarda resmim dolaşıyordu. Başıma 20 milyon dolar ödül koymuşlardı. Ödül avcıları da peşimdeydi. Müthiş bir plan yapmam gerektiğini biliyordum. Her an her şey olabilirdi. Ayağa kalktım. Elimi Sürünen Kertenkele'nin omzuna koydum. Ona sadece bir tek söz söyledim: Benimle dans etmek zordur, samba bilmeyen piste çıkmasın. 

Sonra da Kızılderili yavuklum Uçan Ördek'in yanına gittim. O gece bir güzel uyuyup dinlendim. Hedefimde Amerikan Reisi'nin sarayı Vayt Havuz vardı. 

Görüyorsun yeğenim Dayı'nın karşısında koca Amerikan Reisi var. Ama korkma Dayı'n ölmedi. Gözlerinden öperim, şansın bol ola. 

Foto Finiş'in Adana tahminleri için tıklayınız.

MÜTHİŞ ALTILI KURGUM

1 DÜELLO BANKO
4.8.5.3.12.11
7.5.1.6.3.2
5.3.2.8
1.4.3.2.6.7
2.5 // 4

120.96 TL