Söyle TJK: Ne Olacak Bu At Sahiplerinin Hâli?

 


Yarışseveriz, yarışseverin derdi bizim derdimiz, eyvallah. Ama diğer yanda da at sahipleri var. Onların çektiği çile de az değil. Bir grup azınlığın eline geçmiş durumdaki Türkiye Jokey Kulübü, içeride ve dışarıda kim varsa cefa çektiriyor. Türk atçılığını geliştirmek gibi bir derdi olmadığı her faaliyetinden belli olan yönetim, bakın at sahiplerine nasıl zulmediyor. 

TJK'NIN TÜRK ATÇILIĞI GİBİ BİR DERDİ YOK

Türkiye Jokey Kulübü, Darvedevil'i nasıl aldı? Büyük bir çalışmanın, emeğin ürünü mü yoksa Winstar Harası bir hata yapıp "Bundan ekmek çıkmaz" diyerek yok pahasına satışa çıkardığında 'ucuza aygır bulduk' mantığıyla mı hareket etti? TJK, açıklasın da dinleyelim. Bu büyük bir başarı öyküsü mü, yoksa talih kuşu mu? Dünyanın konuştuğu Daredevil'in ABD'ye geri gönderilmesi ise tam bir garabet, Türk atçılığına vurulmuş en büyük darbelerden biri. "Eğer birkaç milyon dolar kazanacağız diyerek Daredevil'i göndermeyip ülkemiz atçılarının hizmetine açsalardı, belki de nice şampiyonlar yetişecekti, dünya çapında bir at çıkaracaktık." Demeyi çok isterdik ama asıl meselemiz tam da burada başlıyor. 

Ülkemizden dünya çapında bir at yetişmesi, zamanda yolculuğun keşfedilmesine denk gelebilir. Zamanda yolculuğun keşfi ise neredeyse imkansız. Varın gerisini siz düşünün. Peki, TJK Türk atçılığını geliştirmek, şampiyon atların yetişmesinin önünü açmak için ne yapıyor? Hiçbir şey. 

Daha atların çalışma yapabilmesi için özel bir alan bile yok. Bakınız Avrupa'ya, Amerika'ya adamlar sırf atlar çalışsın diye özel pistler yapmışlar. Ahır sorunu yok, yarışsever bahislere güvenle katılıyor. Şike, şaibe, saçmalık yok. Adamlar aşmışlar. Atçılık o ülkelerde bir endüstri hâline gelmiş. Cep telefonu gibi aygır, şampiyon at üretiyorlar. Bizimkiler de biz Dubai'de handikap koşuda ikiliye giren atımız için sevinirken perde arkasından bizimle alay etmekle meşguller. 

MİLYONLUK ATLAR PREFABRİK AHIRLARDA KALIYOR, AHIRLAR ASLİ ÜYELERİN KAPAMASI OLMUŞ.

Daredevil'i gönderdiniz, tamam. İyi para kazanacaksınız, eyvallah. Peki şu ahır sorununu çözecek misiniz? Yoksa milyonluk atları prefabrik ahırlarda ikamet etmeye zorlamaya devam mı  edeceksiniz? 

Şu konuyu biraz açalım: 

Dışarısı kış kıyamet, prefabrik ahırlarda kalan atların durumları hiç iyi değil. TJK, daha ahır yapabilecek potansiyele sahip bir kadro tarafından yönetilmiyor. Var olan ahırlar da asli üyelere, yandaşlara dağıtılıyor. Mesela, ahırların kura ile belirlendiğini iddia edebilirler. Sormak lazım o zaman, yedi sekiz atı olan bir eküri kuraya girebiliyor mu? Çoklu eküri ahırları asli üyelerin kapaması olmuş durumda. Onlardan diğer at sahiplerine sıra geliyor mu? 

Bir de asli üyelik olayı var. Yarışsever okusun da bir anlam versin diye yazıyoruz. Emre Karayel mi daha büyük atçıdır yoksa Kurteller mi? Kurteller mi Türk atçılığına daha büyük hizmetler yapmaktadır yoksa Emre Karayel mi? Cevaplarınızın 'Kurtel Ekürisi' olduğunu duyar gibiyiz. Peki, neden Emre Karayel asli üye de Kurtel değil? Burada da mı adamcılık ey TJK! Deveye neren eğri, diye sormuşlar. Nerem doğru ki, demiş. 

Biz utanıyoruz TJK. Yarışçılığın mabedinde atlarımızın bu soğukta prefabrik ahırlarda kalmasından utanıyoruz. Siz de utanın. Saçma sapan TV programlarınızda bu sorunları konuşun da onlar da kıymet kazansın. Filancanın falancasını maaşa bağlamak için program hazırlatıp kasadaki parayı boş işlere harcamamış olursunuz. Ne yapın edin, derhal bu sorunu çözün! Yeter artık atçılığın sizden çektiği!  

Daha atların ahır sorununu çözemeyenlerden ne çok şey bekliyoruz değil mi yarışsever dostumuz? 

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Lütfen yorum yazarak düşüncelerinizi bizimle paylaşın.