1. KOŞU




















SIK KOŞTURULAN ATLAR NEDEN GALOP YAPMAZLAR?

Sık koşturulan atlar... Atçılığımızın kanayan yarası olduğunu söyleyebiliriz. " Sık" tabiri, safkanın kalitesine göre de değişiklik göstermektedir. Dünya atçılığına baktığınızda Frankel gibi bir safkanın bile 14 yarış koşturularak kariyerinin bittiğini görebilirsiniz. Bundan çok daha az koşmuş efsane isimlere rastlamak da mümkün. Bizde öyle mi? Bir at, iyi koşuyorsa her yarışa yazılıyor. Sonu ise hüsran... Tıpkı bu yıl koşan Gülüm Osman gibi. Lafı fazla uzatmadan bilgilendirici içeriğimize başlayalım. 

Bir Yarış Atı Kaç Gün Arayla Koşturulmalıdır? 


Normal bir yarış atı, -çok kaliteli atları dışarıda bırakıyoruz- belirli aralıklarla koşturulmalıdır. Eğer Arap ise 28, İngiliz ise 21 gün ideal olarak düşünülmektedir. Bilim insanları yarış atlarının koştuktan sonra fizyolojik olarak toparlanması için geçen sürenin bu olduğu kanaatine varmıştır. 

Dünya atçılığında "stamina" şeklinde ifade edilen bir kavram vardır. Türkçeye dayanıklılık olarak çevrilse de aslında safkanın benzin deposu gibi bir anlamı vardır. Bir safkan ne kadar sık koşarsa depo o kadar boşalır. Yani sadece tek yarışlık değil, sezonluk bir tabirdir. Bu yüzden Long Runner "büyük at" olma unvanını eline almıştır. Çünkü bir yılda dokuz kere Grup 1 koşuya katılıp sekizini kazanmak kolay iş değildir. 

Örneğin Amerika'da koşan atları inceleyecek olursanız büyük yarışlara alt kademe koşularla hazırlanırlar. Ülkemizde de zaman zaman bu tip safkanlara rastlamaktayız. Kalite bir atın ilgilisi atını her açık ya da grup koşuya sokmak yerine hedef yaptığı yarışlara daha düşük seviye koşularla hazırlanıp kupayı müzesine götürmeye gayret eder. Azdır ama yok da değildir. Çünkü bir safkanı ne kadar sert grupla karşılaştırırsanız "stamina"dan o kadar yersiniz. Zaman zaman kendi aramızda şöyle deriz: "Atı her yarışa soktular, yoruldu tabii. Geçildiğine şaşırmamak lazım." Bu konuşma, kaliteli bir at geçildiğinde sıklıkla yapılır. Çünkü sık sık sert gruplara girmiş, yeteri kadar dinlendirilmemiş, sonunda da dama demiştir. 

ÜLKEMİZDE ATLARIN SIK KOŞTURULMASI SORUNU


Başlığı okuyunca aklınıza ilk gelen "Kaya Ekürisi" olmuştur. Üç günde bir koştukları safkanlar var. Mesela ellerinde tuttukları Doğa Kanunu, daha üst seviye koşularda en az tabela yapabilecek kapasiteye sahip olmasına rağmen alttan götürüp ikramiye toplamayı tercih ediyorlar. Çelik Ekürisi de son dönemde bu furyaya katıldı. Her gün koşan bu atların galop yapmasını beklemekle abesle iştigal olunur. Zaten koşarak galobunu yapıyor. Ayda beş kez koşan atları bile var. 

Yapılan bu yanlış, yarışseverleri de zora sokuyor. Çünkü tercih yapmakta güçlük çekiyorlar. Daha üç gün önce koştu, dedikleri atı yazmamayı seçtiklerinde o atın kazanacağı tutuyor. Türkiye Jokey Kulübü'nün bu işe el atıp bir zaman aralığı belirlemesi - en az bir hafta şartı getirilebilir- gerekiyor. 

Yarış galopları hakkında bilgi içerikli yazılarımızı günlük içeriklerimizin altında bulabilirsiniz. Çalışmalarınızda başarılar dileriz.