Sü uyur, düşman uyumaz yeğenim. Dayı'nda o yüzden geceleri uykusuz kalıyor. Düşmanlarımın uyumadığını bildiğimden 20'lik er gibi sabaha kadar ayaktayım. Bülten önümde açık, gramafonda plağım dönüyor, süper lüks evimdeki elektrikli soba hep yanıyor. Zaman zaman sıcaktan uykum gelse de, göz kapaklarım kapanıp beni yatağa götürmeye çalışsa da eski bir komando tekniğini kullanıp göz kapaklarıma sürdüğüm tuzla ayakta kalıyorum. 

Komando demişken yeğenim, sene 1983. O zamanlar çakı gibi askerim. O dağ senin, bu mağara benim geziyorum. Teröristlerin kokusunu beş kilometreden alıyorum. Bir gün karakolda inzivaya çekilmiştim. Alt devrelerim bana hizmet ediyordu. Birine masaj yaptırırken, öbürüne çay, kahve taşıtıyordum. Sakın zorla yaptırdığımı sanma yeğenim. Boynumdaki terörist kulağı koleksiyonunu görüp dağlardaki kahramanlıklarımı dinlemek için bana hürmette kusur etmiyorlardı. 

Birden koğuşun kapısı açıldı. General Kazım Paşa, içeri girdi. Nalko, sana ihtiyacımız olması söz konusu. Büyük çaplı bir çatışma var. İki helikopterlik tim kurup olay yerine intikal et. Biraz hızlı davran, helikopterlerin kalkması an meselesi, dedi. Hemen karakoldan seçtiğim özel timle olay yerine gitmek için avluya çıktım. Koşarak helikoptere atladım. Saatte 350 km hızla gidiyorduk. Her yer zifiri karanlıktı. Aşağıya baktığımda mermilerin karşılıklı ateşlendiğini görünce yaklaştığımızı anladım. Timimi topladım. Onlara son direktifleri verdim. Diğer helikopterdeki timime de direktif vermek için pilotun yanına gidip yanaşmasını söyledim. Aramızda 5 metre vardı. Karşı helikopterin de kapısı açılınca atlamam zor olmadı. 

Tam onlara da anlatıyordum ki helikopter sinyal vermeye başladı. Teröristler bizi fark etmişti. Pilot, bana dönüp "Nalko, yakıt tankına isabet almış olmamız söz konusu. Helikopteri daha fazla dengede tutamamam mümkün. Hemen atlayın." dedi. Soğukkanlılığın en önem verdiğim özelliğimdir. Önce etrafımdakileri tek tek paraşütünü takıp gönderdim. Sonra pilotun yanına gittim. Ona "Bana bak pilot İsmet, senin çoluğun çocuğun var. Ben bekarım. Şimdi sen atla, ben kullanırım. Yanınıza geleceğim." dedi. Beni duyar duymaz kendini tutamadı. Gözleri doldu. Tam atlarken vatan, sağ olsun, dedi. Helikopterin kontrolü bendeydi. Tepeden bakınca terörist kampının yerini tespit etmem mümkün olmuştu. Hemen helikopterin camını açıp gizli bir mesaj olan kripto kodlu ıslığımı çaldım. Helikopteri zor da olsa terörist kampına yönlendirdim. Hızla düşüyordum. Mermiler ziyan olmasın diye hepsini kampın üstüne boşalttım.

Yere çakılmama sen de 100, ben diyeyim 50 metre vardı yeğen. Timimdekiler çoktan yere inmişlerdi. Helikopterin düşüşünü izliyorlardı. Palaskamı çoktan çıkarmış, helikopterin direksiyonunu sabitlemiştim. Gaz pedalına da kaleşnikoflardan birini destek yapmıştım. Artık atlmamam an meselesiydi. Paraşütüm bu mesafeden açılmazdı. Kendimi boşluğa bıraktığımda beklediğim oldu. Dağlardayken beslediğim kartal sürüsü beni bulmuştu. Beni havada kaptılar. Güvenli bir yere indirdiklerinde onların reisi olan Kocakanat'a döndüm. Göz göze geldik. Ona başımla "Saldır!" emrini verir vermez beraber getirdiği 250 kartal da harekete geçti. Doğrudan teröristlerin gözlerine saldırıyorlardı. Hepsi kör oluyordu. 

Belimdeki komando bıçağını çıkardım. Yakaladığımın önce kulağını kesiyordum, sonra da imha ediyordum. Böyle böyle 362 teröristin leşini serdim. Ateş kesildiğinde komutanlar kampa girdiler. Onlar geldiğinde ben kampın ortasına oturmuş, orada yakaladığım kuzuyu yanan helikopterin ateşinde çeviriyordum. Beni gördüklerinde şok olmuşlardı. Komutan donup kaldı. Ona bir but parçası uzattım. Sonra beni de alıp karakola döndüler. General Kazım Paşa, beni bağrına bastı. Seni bundan sonra albay ilan ediyorum, Ankara'ya döner dönmez de madalyan benden, dedi. İşte o anda gururlu bir şekilde başımı kaldırıp "Her ne kadar 362 teröristi etkisiz hale getirmiş olsam da, onların kampını tek başıma başlarına yıksam da vatanım için yaptıklarımdan karşılık beklemediğim, görevimi yaptığım söylentileri doğrudur." dedim.

O anda General Kazım Paşa'nın gözleri doldu. Beni bir daha bağrına bastı. Tebrik etti. 

Görüyorsun yeğenim, mükemmelliğim hiçbir yerde peşimi bırakmadı. Şimdi sırada üstün altılı bilgimle hazırladığım müthiş İzmir kurgumla cebini şişirmeye geldi. Gözlerinden öperim, şansın bol ola.

İlk ayakta 1 yerine 4 numara iki kere yazılmıştı. Düzeltildi. 15.54

Nalkapon İzmir At Yarışı Tahminleri

2. ALTILI

11.9.6.7.3.4.2.1
9.5.6.4.1.2.3.7
8 QUEEN OF PROTI BANKO
1 BLACK PHANTOM BANKO

7 NO REGRET // 3.8.1
2.5.13.6.9.10.7.14.1

40.32 TL // 161.28 TL 

ALTILI GANYAN 318 TL İKRAMİYE VERMİŞTİR.