Nasılsın yeğenim iyi misin? Bugün zıpkın gibiyim maşallah. 7 günlük yasımı 40 gün erteledim. Japon dilberi eski yavuklum Çiçiko'nun arkasından duamı ettim. Onun cennete gitmiş olması mümkün. Sonra da bültenimi alıp üstün altılı bilgimle müthiş İstanbul kurgumu çıkardım.

Bana yalancı diyen Kel Tahminci abi, maskeli baloya gelmiş gibi yüzüne soytarı maskesi takmış, sahte isimlerle sayfamda yazılar yazıyor. Artık çok sıkıldım ondan. Doğduğumda bebek odasında diğer anne babaların keşke bizim çocuğumuz bu olsa dediği gün başlayan kıskanılma hikayemde böylesini ne gördüm ne de duydum yeğen. Kıskanılmak doğamda var ama bu kadarı da fazla. Kel Tahminci abinin deli gömleği giydirilip Bakırköy'e nakli yakındır. Artık Veli'ye giderken ona da uğrar, o günkü bankolarımı veririm. Böylece hasetinden iyice çıldırıp ömrünün sonuna kadar orada kalır. 

Farkında mısın yeğenim? Kel Tahminci abi hangi sitede olduğumu yaz diye yazılar yazıyor. Popülerliğimden faydalanıp kendi reklamını yapmanın peşinde. Reklam evliliğine karşıyım yeğen, bu yüzden itibar etmiyorum. O densizliklerini yapmaya devam ederken ben müthiş kurgularımla etrafımdakileri ihya ediyorum. Üstün altılı bilgimle hazırladığım kuponlarım kötü olunca hemen saldırıya geçip beni gözden düşürmeye çalıştığını biliyorum ama ona bir çift sözüm var: Erken öten horozun başı kesilir. Ayağını denk al kel horoz, yoksa müthiş kurgularımın karşısında paçavraya dönersin. Sana Kebapçı Ustasının gaz verip sayfama yolladığını biliyorum ama ben iğneli sözlerimle seni patlatmasını da bilirim, haberin ola. 

Onlar konuşur, Nalkapon yapar yeğenim, bu yüzden müthiş kurguma geçiş yapıyorum. 

Süper müthiş bankom Dance On Fire'ı sana anlatsam hakaret etmiş olurum yeğenim. Avukatım gelene kadar onun hakkında susma hakkımı kullanıyorum. Resitalini izlerken köpüklü kahvemi yudumlar, cebimden çıkardığım tutmuş birinci altılı kuponunu ganyancının çırağına verip cebine de bahşişini koyarım.

Sene 1989 yeğenim, Sultanahmet'te cuma namazımı eda edip Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı'nın yanındaki pazardan kendime 200 gram beyaz peynir, 250 gram siyah zeytin, 325 gram helva, 125 gram bal, 500 gram fındık, 1 kilo leblebi, 325 gram ceviz, 250 gram fıstık almak için bayır aşağı yürürken bir turist kafilesi karşıdan geliyordu.

Olga, gavurların arasında güneş gibi parlıyordu. Rehber yanıma gelip üstün adres bilgimden faydalanmak için bana Ayasofya Cami'ni sordu. Mükemmel gavurcamla tarif etmek yerine onlara ne kadar misafirperver olduğumuzu göstermek için eşlik ettim. Yolda Olga'nın yanına gidip sohbet ettim. Lafı fazla dolandırmadan ona '' du yu vant tu dırink aniting tunayt?'' yani ''Akşam sana boğaz manzaralı yerlerden birinde çay ısmarlamama ne dersin?'' diye sordum. Eli ayağına dolaştı. Hemen ''okey'' yani '' Tabi gelirim. Senin gibi güçlü kuvvetli bir Türk erkeğiyle görülmemin popülerliğimi artırması mümkün'' dedi. Ondan aldığım davetle lafımı sürdürdüm. ''enden vi ar goying may havuz'' yani ''İstersen akşam seni evimde misafir edip ağırlarım. Sohbet eder, kahve içeriz'' dedim. Gavurlar bu konularda çok rahat, haberin ola yeğen.

Ondan hiç beklemediğim bir cevap aldım. ''vay du vi dayrektly go yor havuz?'' yani diyordu ki ''Ne yemeği Nalko, beni hemen evine götür. Hayallerimi süsleyen erkek sensin''. Ondan sonra ne olduğunu tahmin ediyorsundur yeğenim. Gençken kırdığım cevizlerin haddi hesabı yoktur.

Diyeceksin ki Dayım bunu niye anlattı? Beni gör, ders al yeğen. Kendime bir düzen kuramadım. Yapayalnız ölmem an meselesi. Hovardalığın sonu yok bu böyle biline. Gözlerinden öperim, şansın bol ola.


Nalkapon İstanbul At Yarışı Tahminleri

7.5.8.1.2.4
2 DANCING ON FIRE BANKO
5.6.4.3.7.1.2
5.8.9.7.4.2
1.3.2
4 ULUDAZ // 1.6

52.92 TL // 158.76 TL

2. ALTILI

5.8.9.7.4.2
1.3.2
4 ULUDAZ // 1.6
2.8.4.7
4 MOORLAND BANKO
7.6.11.4.2.1.8.3

53.76 TL // 161.28 TL