28 Kasım Nalkapon Bursa At Yarışı Tahminleri


NALKAPON BURSA AT YARIŞI TAHMİNLERİ


Şu anda moralim çok bozuk! Nazara geldim yeğenim nazara. Düşmanlarımın artık kara büyü yaptırdığından şüpheleniyorum. Sabah ilk iş Muska Süheyla'nın kapısını çalmak oldu. Bana kurşun dökerken üzerine çöken ağırlıktan bayıldı. Sonra da ''Sakın bir daha bana gelme Nalkapon, senin yükün çok ağır. Her yerinden nazar fışkırıyor. Sende papaz büyüsü var. Bunları sadece üfürükçü Mürteka'nın çıkarması mümkün'' dedi. Yoksa Dayı'nın üstün altılı bilgisiyle hazırladığı müthiş kurgularının böyle kötü gitmesinin başka izahatı yok. Şimdi sana Sahte Kral Aleksandır'la ilk karşılaşmamızı anlatayım da neşen yerine gelsin yeğen.


Yeğenim Tosun Darko lokantama gelip iki acılı dürüm yanında çöp şiş, yanında da tavuk ızgara sipariş ettikten sonra hepsini bir bir yedi. Üç bardak da köpüklü ayran içti. Sonra beni çağırdı, yanına gittim. Elindeki kürdanla dişini karıştırırken diğer eliyle göbeğini ovalıyordu. Birden kafasını kaldırıp ''Bana bak Nalko, buralarda yeni olduğun istihbaratı kulağıma geldi. Sarı Papatya Elena'yla izdivaç yaşıyor olman da mümkünmüş. Köy çalkalanıyor haberin ola. Sinsi Nikola'yla Yılan Dimitri de seni çok merak ediyor. Taş konkene dördüncü arıyoruz. Akşam Lipton Jon'un mekanında seni bekliyoruz. Her ne kadar akşama kadar baba parası yiyip kahvede taş konken oynasak da herkes tarafından sevilip takdir gördüğümüz, bu yüzden buralarda barınmak isteyenlerin bizimle iyi geçinmesi gerektiği söylentileri doğrudur'' dedi. Masayı toplayıp geri dönerken Şiş Kebap Kılodyan'ın kasadan eli ayağı titreyerek para çıkardığını, sonra da fedai tipli iki densize uzattığını gördüm. Hemen hızlı yürüme yeteneğimi kullanıp yanlarına gitmiş olsam da Kılodyan gözüyle bana karışma diyerek susturdu. Sonra onu köşeye sıkıştırdığımda bana ''İyi dinle Nalko. Bu köyün adı Aleksandır'ın Krallığıdır. Her yaşayan ona vergi vermek zorundadır. Yoksa bizi topraklarından sürmesi söz konusu. Bir de bu Aleksandır'ın gönlünün benim biricik kızım, senin de müstakbel eşin Elena'da olması mümkün.'' dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm yeğen. Birden köydeki ketenpereleri çözdüm. Kimin kim olduğunu tam bilmem için akşamki taş konken partisine gitmem gerektiğini anlamam uzun sürmedi.

Akşam kahveye gittiğimde üçü bir masadan beni bekliyorlardı. Yılan Dimitri'nin bakışları dikkatimden kaçmamıştı. Onun içten içe düşmanlık beslediğinin farkındaydım ama bütün düşmanlarım gibi önümde diz çöküp ayaklarıma kapandıktan sonra yalvarması da an meselesiydi. Beni araya alarak madara edip bunu da Sarı Papatya Elena'ya duyuracaklardı. Böylece onun gözünden düşecektim çünkü Yılan Dimitri'nin gözünün onda olduğunu üstün zekam sayesinde hemen anlamıştım. Neyse yeğenim ben bunları 5 elin sonunda iyice söğüşlemiştim ki öğlen Şiş Kebap Kılodyan'ı sıkıştıran densizler Lipton Jon'dan da haraç alıyordu. Buna daha fazla müsaade etmem mümkün değildi. Yerimden fırladığım gibi yanlarına gittim. Tam Lipton Jon parayı uzatmış, Sahte Kral Aleksandır'ın yardakçısı da cebine uzatmaya hazırlanıyordu ki kolundan tuttum. Kafasını bana çevirir çevirmez de kafayı çaktım. Diğer yardakçısı kılıcına davranıyordu ama gücüm karşısında çaresiz kaldı. Ona attığım bir Osmanlı tokadıyla bayılması bir oldu. Yılan Dimitri tir tir titriyordu, Tosun Darko masanın altına saklanmıştı, Sinsi Nikola da düşünceliydi. Lipton Jon yanıma gelip '' Ey yiğit cengaver bana adını bağışla, bu topraklar senin gibi bir kahramanı daha önce görmedi ama pılını pırtını toplayıp buraları terk etmezsen yarın köy meydanında kelleni sallandırmaları an meselesi.'' dedi. 

Oradan çıkıp eve gittim. O esnada da Sinsi Nikola soluğu Sahte Kral Aleksandır'ın konağında almış. Sabah kuşluk vakti kapı çaldı. İki yardakçısı var gücüyle vuruyordu. Kapıyı açtığımda bana bakıp ''Seni kralımız Yüce Aleksandır huzuruna bekliyor. Eğer zorluk çıkarırsan, şiddete başvurup yaka paça götürmemiz söz konusu'' dediler. Üstümü giyinip çıktım yeğenim. Sarı Papatya Elena tam kapıdan çıkarken koluma yapışıp ''Gitme yiğidim. Oraya gidenlerin bir daha dönmemesi mümkün. Sensiz yaşayamam haberin ola'' dedi. Ona sadece bir tek söz söyledim: Ölümden korksaydım, dünyaya gelmezdim ecnebi güzeli.

Yeğenim Sahte Kral Aleksandır kendine bir tepede şato yaptırmıştı. Bu derenin kaynağının da korkuttuğu esnaftan topladığı haraçlar olduğunu biliyordum. Kapıyı iki atlı fedai tutuyordu. Şatonun etrafını surlarla çevirmişti. Büyük bir kapıdan girdik, geniş bir salon vardı. Merdivenlerden yukarı çıkarken her kattaki fedaileri tek tek sayıyordum. Sonra üst katta büyük bir odanın önüne geldik. Kapıda iki zıpkınlı fedai, yanlarında da Sahte Kral Aleksandır'ın baş yardakçısı vardı. Beni kapıdan içeri soktular. Tam karşıda şöminenin önünde oturan Sahte Kral Aleksandır'ın kucağında bir dilber oturuyordu.  Onları çok uygunsuz yakalamıştım. Aleksandır'ın üstünde ropdöşambırı vardı. Bir elinde de kadehini tutuyordu. Beni gören dilber hemen dışarı çıktı ama tam kapıya geldiğinde şöyle bir boydan süzdü. Mükemmel vücudumla onu etkilemiş olmam mümkün. İleride ondan istifade etmem de söz konusuydu. Sonra sahte Kral Aleksandır arkasını dönmeden konuşmaya başladı. O sırada da elindeki maşayla ocağı korluyordu: ''Bana bak Türk, aldığım istihbarata göre krallığıma yeni gelmişsin. Bu yüzden kuralları bilmemen mümkün. Büyük büyük dedem Büyük İskender de sizin topraklarınızdan geçtiği zamanlarda kuralları bilmeyenlere dersini verirmiş. Her ne kadar en iyi iki adamımı bir yumrukta devirip beni yok saysan da yıllardır aşkından öldüğüm Elena'yı bir saat içinde mükemmelliğinle tavlasan da sana kin tutmayıp, düşman olmayıp cesaretine hayran kaldığım söylentileri doğrudur. Seninle iyi geçinebiliriz ama yaptığının da bir bedeli var. Bundan sonra bana çalışacak olman söz konusu. Yoksa güneş doğmadan köy meydanında kelleni sallandırmam an meselesi. Emirlerimin tartışılması hoşuma gitmiyor, haberin ola.'' dedi. Biraz düşündüm yeğenim. Yaptığım hesaplamalara göre bu kadar fedaiyi kapalı alanda silahsız indirmem zordu. Ona bir oyun yapmaya karar verip şöyle dedim: Yüce Aleksandır, sana çalışmak isterim ama ilk önce köyde kimlerin sana çalıştığını bilmem lazım. Dostumu, düşmanımı iyi belleyip gardımı ona göre almam için bu şart. Her ne kadar şimdiye kadar hiç kimseden emir almamış, hiçbir kralın buyruğuna girmemiş olsam da senin de benim kadar mükemmel olduğunu anlayıp içine demir konmuş çimento gibi sert pazularım, üstün zekam, bir de mükemmelliğimle hizmetine girmeye hazır olduğum söylentileri doğrudur.

Sahte Kral Aleksandır bana köydeki tüm bilgileri vermişti. Onunla beraber bütün yardakçılarına ortadan kaldırmak için yapmam gereken tek şey üstün zekamı kullanıp bir plan hazırlamaktı. O da uzun sürmedi yeğenim.

Bugün müthiş hazırlandığım haberin ola. Hemen ganyana gidip kuyruğa gir, sonra da ganyancıya uzattığın müsveddeyi yok et. Ortaklarımızın çoğalmasını istemeyiz değil mi yeğenim? Gözlerin öperim, şansın bol ola. Tıklamanı unutma. 




Nalkapon Bursa At Yarışı Tahminleri

6.5.12.3
8.4.2.3.1.5.9.7.10
8 FOREVER HERE BANKO
4.2 // 7
2.5.9 // 8
5 HANIM SULTAN // 6.11.9.3

13.44 TL // 151.2 TL

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.