24 Kasım Nalkapon İstanbul At Yarışı Tahminleri


NALKAPON İSTANBUL AT YARIŞI TAHMİNLERİ

Nasılsın yeğenim, iyi misin? Bulgar serüvenimin sonuna geldik haberin ola. Hasetinden çatlayan bazı kesimler sayfama girip densiz densiz yazılar yazıyorlar ama onların dersini de beni seven yeğenlerim veriyor. 10.000 yeğenim tek sözüme bakacağını dün müthiş kurgumun altına yazdı. Düşmanlarımın kulağına küpe olsun. 

Köyde İvanka'ya tutkun olan bir densiz de vardı yeğenim. Geldiğim günden beri kıskançlıktan kurudu kaldı. Onun adını Fesat Boyko koymuştum. Tam bir Türk düşmanı olduğunu söylemem mümkün. Gözü hep üstümdeydi. Aradan aylar geçti yeğenim, köyde en sevilen, en çok hürmet edilen kişi olmuştum. Her ne kadar seferi olduğumdan ibadetlerimi yapmadığımı söylemiş olsam da çevreme toplananlara İslamı tebliğ ettiğim, kişiliğimi takdir eden bütün köyün müslüman olmaya karar verdiği söylentileri doğrudur. Papaz Hristo'nun adını da İmam İsmet diye değiştirdim. Üstün mühendislik bilgilerimi kullanıp kiliseyi camiye bir haftada çevirdim yeğenim. Adını da Osman Bey Cami yaptım. Sanatkarlığımla kestiğim ağaçlardan taş konken takımı da yaptım. Her akşam yatsıya giden köylünün gelmesini bekliyor sonra oturup taş konken partisi yapıyorduk. Tüm bunları gören Fesat Boyko hasetinden çatlıyordu, köydeki tek hristiyan o kalmıştı. Sonunda kendini tutamayıp haçlı bulgar çetesi reisi Türk Düşmanı Alçak Boris'e haber uçurdu. 

Bir sabah kapı sesiyle uyandım. At nallarının sesiyle, kadınların çığlıkları birbirine karışmıştı. Herkes feryat figan bağırıyordu. Kapıyı açtığımda Türk Düşmanı Alçak Boris'in iki adamı ellerinde yanan meşalelerle karşımda duruyordu. ''Herkes dışarı çıksın, köyü yakıyoruz.'' dediler. Buna müsaade etmem mümkün değildi. İkisini de tek yumrukla devirdim. Rüveyda'yla İsmet'i daha önceden tehlikeleri sezip hazırladığım gizli bölmeye sakladım. Boris tam yüz adamıyla köye baskın vermişti. Duvardan Rüveyda'nın yayıyla oklarını aldım. Hemen yüksek bir yere çıkıp atışa başladım. Bazen iki bazen de üç ok birden atıp Boris'in çakallarını ikişer üçer deviriyordum. Bütün oklarım bittiğinde yalın kılıç dövüşmeye karar verdim. Köyün meydanına inerken indirdiğim bir haçlının atına binip elime de bir kürek aldım. Bu sayede on fedaiyi daha devirdim. Sonra birden yakalandım yeğenim. Beni on altı fedai zor zaptetti. Üzerime çullanıp etkisiz hale getirdiler. Sonra da Türk Düşmanı Alçak Boris'in önüne attılar. Artık yolun sonunun gelmiş olması mümkündü. 

Hemen benim için bir çarmıh hazırlayıp etrafına da kütükleri sıraladılar. Sonra gaz yağı getirip üstüne döktüler. Türk Düşmanı Alçak Boris etrafındaki üç beş yardakçısına beni bağlamalarını emretti. Sonra da atının üstünden seslendi ''Pis Türk duydum ki köye gelip herkesi kumara alıştırmışsın, kiliseyi camiye çevirip tüm ahaliyi müslüman yapmışsın. Bunu kabul etmem mümkün değil. Şimdi son isteğini söyle.'' Kafamı göğe kaldırıp şehadet getirdikten sonra onun tam suratına doğru tükürdüm yeğenim. Ağzıyla burnunun birleştiği yere güdümlü füze gibi bir tükmük yolladım. Eliyle silip ''Yakın gafili bre melhunlar. Görmüyor musunuz bana hakaret ediyor.'' dedi. Sonra dört koldan ateşe verdiler yeğenim. Gizlice olanı biteni seyreden Rüveyda buna daha fazla dayanamayarak babasının güçlü kollarından kurtulup ''Nalko! Sevdiceğim, sensiz yaşayamamam söz konusu.'' diyerek koştuktan sonra Türk Düşmanı Alçak Boris'e ''Onunla beraber beni de yakın. Onsuz nefes alamam bu böyle biline!'' dedi. Alçak Boris bıyığını buruşturup yardakçılarına emir verdi '' Şu dilberi tutun, sonra da ellerini ayaklarını bağlayıp atımın arkasına koyun. Bu Pis Türk'ün yavuklusuyla geçireceğim gecelerin beni heyecandan öldürdüğü söylentileri doğrudur.'' dedi. Artık dayanamıyordum yeğen, ateş kavurmaya başlamıştı. Bütün gücümü kullansam da attıkları domuz bağını çözemiyordum. Çılgına dönmüştüm. Sonra birden yağmur başladı. Kuş sesleri herkesi sağır ediyordu. Gökte bir kartal sürüsü göründü. Olduğumuz yere doğru dalışa geçtiler. Lider kartal doğru Boris'e saldırdı. Tek hamlede iki gözünü çıkarıp afiyetle yedi. Onun yardakçılarının çoğunun sonu da aynı oldu, gerisi kaçtı. 


Lider kartal işini bitirdikten sonra omuzuma konup benimle konuşmaya başladı. Ama sesi ihtiyarın sesiydi. ''Nalko, buradaki işin bitti. Dinimizin yayılmasını sağladın. Biz seninleyiz. Şu anda İngiltere'deyim. Seni bekliyorum. Yolda karşılaşacağın zorluklar seni yıldırmasın. Zafer inananlarındır. Bugün yaptığın iyiliklerin mükafatı ileride gelip seni bulacak. Gözlerinden öperim.'' dedi. Sonra kafamı çevirip lider kartala baktım. Beni mahsun bir bakış atıp kanadının biriyle omzumu sıvazladıktan sonra havalanıp gözden kayboldu. 

Olanı biteni herkes görmüştü. Rüveyda kahrından ağlıyordu. Gitmemem için önümde diz çöküp ayaklarıma kapanacaktı ama gururundan yapamadı. Zaten gitmem gerektiğini kartalın sözlerinden anlamıştı. İmam İsmet ahaliye köyün meydanına heykelimin yapılması talimatını verdi. Gece oturup mimarlık yeteneklerimi sahneledim. Köyün planını yeniden yaptım. Ani baskınlara karşı bubi tuzakları kurdum. Sabah karşı bir kuğu gibi uyuyan Rüveyda'nın başucuna geçip ''Ecnebi Güzeli İvankam, Müslüman kızı Rüveydam, seni terk etmem an meselesi. Her ne kadar aşkımdan ölsem de, seni çok sevsem de seçilmiş kişi olduğum, yolculuğumun yeni başladığı ama birgün geri dönüp seni bulacağım söylentileri doğrudur.'' deyip gözlerinden öptüm. Sonra da Makedonya yolculuğum başladı yeğenim. 

Bugün üstün altılı bilgimle hazırlayıp sana vereceğim üç müthiş bankomun ilkine iyi bak yeğenim. Sana ne dediğimi iyi hatırla. Gezgin ruhuma yakışır bir banko. Sakın ola benden başkasına inanıp yolunu şaşırma. Sonra kafanı duvarlara vurup ''Ben ne yaptım böyle, Dayımın verdiği üç müthiş bankoyu değerlendirememiş olmam mümkün'' diyerek ağlarsın. Gözlerinden öperim, şansın bol ola.

Bakıyorum da bazı kesimler sayfama girip hayatımın gizli yönlerini öğrendikten sonra müthiş kurgumu hortumlayıp çıkıyor. ''Dayımın popülerliğini artırmak için tıklamalar, paylaşmalar yapayım.'' demiyor. Çok yakında onlarla arama bir set çekip vize uygulamam mümkün. Yaptığım iyiliklerin karşılığını beklemek en çok değer verdiğim yönümdür.

İlkokul öğretmenim Pergel Rıza'nın da ellerinden öperim. Öğretmenlere laf söyleyenler karşısında beni bulur. Eğitim hayatta en önem verdiğim şeylerden biridir bu böyle biline.



Nalkapon İstanbul At Yarışı Tahminleri

Kupon bedeli yanlış hesaplanmıştı, düzeltildi. Saat: 10.57

3 GEZGİNCİ // 5.6
3 FREE TURKS // 4
1 AKHARMAN BANKO 
2.3.6.7
1.3.2.4.5
7.10.4.5.6.1.2.3

11.2 TL // 67.2 TL 


5 yorum:

  1. nalko Birtane yeğenin varsa sana helal olsun.amk online yeğenin varsa ne işin var buralarda surtuyorsun

    YanıtlaSil
  2. Nalko cuneytin filmlerini hiç kacirmamissin.... maşallah hayal dünyanda fena geniş... senaryonun insanı nereye goturecegide belli değil... hikâyenin sonunda!!! ben gariban at yarışçılarına yukarıdan vahiy yoluyla indirildim desen şaşırmam... ne kadar sallarsan salla nalko, unutmaki teklerinin tutacağı güne kadardır sallamalarının reytingi... farketmez güzel adamsın leblebi tozu içip konusan adamlarız biz

    YanıtlaSil
  3. Ne bos adamsin yaaa .
    Su eforu at yorumlamaya harcasan belki bi yardimin olur favorileri banko deyip bos bos konusuyon yazik ...

    YanıtlaSil
  4. dayı öncelikle tebrik ederim ama,yazıları biraz kısa tut,okumayı bitirene kadar altılı başlıyor...

    YanıtlaSil
  5. Dayı,ellerinden öperim.ilk isim senin yazılarını okumak.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.